SIRILSIKLAM...
Yağmur altında biraz, yürümekti murâdım
Ya, yan gel dedi Üstâd, ya toprak ol evlâdım...
Ey benim güzel Rabbim, ıslanmak da nasipmiş
Tevekkeltü al'Allah, yaslanmak da nasipmiş...
Önce sor bir kendine, yüreğin yetecek mi?
Her âh dedikçe dîlden, dumanın tütecek mi?
Öyle bir zaman ki bu, herkes âşık'ım diyor
Canından geç deyince, korkup mâşuk'um diyor...
Öyle ya candan geçmek, her yiğidin harcı mı?
Aşk sınarmış insanı, sâdık mı inkârcı mı?
Çoğu zaman mâşuğun, haberi dâhi olmaz
Vuslat derdine düşmek, âşıklarda bulunmaz...
Sarı balçık testiyi, Âdem eden imiş âşk
Dar gönül otağını, Âlem eden imiş âşk...
Kolay mı hiç azizim, halden hâle çevrilmek
Bir değirmen taşında, ölüp ölüp dirilmek...
Demem o ki a gönül, yol yoldaşla yürünür
Benlik libasın soyan, yol / daşına bürünür...
Yağmur diyorduk hani, nasıl geldik buraya