Bütün bunları görmemize rağmen bizden kalpsizler ve duygusuz varlıklarmışız gibi davranmamızı istiyorlar. Bu, insandan hayvanlardan daha aşağı bir hissiyata sahip olmasını talep etmektir. Çünkü hayvanlar bile kendi cinsinden olanı daha vahşi olandan korumak için mücadele verirler. Bizden hayvanlardan bile daha haysiyetsiz olmamızı mı bekliyorlar? Bizden ne bekliyorlar? Şu görüntüler nasıl bir insanın kalbine dokunmaz ve ona intikâm duygusunu öğretemez? Daha ne görmemiz gerekiyor? Allah’ın zaten farz kılmış olduğu cihâda farz diyebilmeleri için hâlâ ne görmeyi bekliyorlar? Düşmanlarının kendi mahremlerini çiğnemesini mi? Tuzağın kendi başlarına dönmesini mi? Namlunun çocuklarına çevrilmesini mi? Neyi? Ya peki bunu uzak mı görüyorlar? Hayır, Allah’ın sünnetinde asla bir değişim bulamazsın, Allah bu azâbın bir mislini bu zulümlere susanlara, bu zulümlere kulak tıkayanlara, unutanlara, boş verenlere, görmezden gelenlere tattıracak.
Dünyâ bâtıl karanlığına gömülürken hakkı haykırmaktan korkmuyorum. Zulme ortak olarak Allah katında zâlimle bir menzilde olacağım yerde durmuyorum. Allah’ın Dînine ve Rasûlünün sallallahu aleyhi ve sellem Sünnetine ihânet etmiyorum. Ve ihânet edenlerden de berâatimi ilân ediyorum, diyor muyuz?
Korkakların, hakîkate gözlerini kapayanların, Dîn’inin ırzı çiğnenirken gülüp eğlenenlerin, mazlumun acısını acısı bilmeyenlerin, hevâ ehlinden farkı kalmayanların gözüne uyku girmesin.