En değerli umutların konusunu unutarak bunları ellerinden kaçıran insanlar görürüz. İnsanların kendisine karşı mücadele etmeye cesaretlerinin olmadığı ve buna karşın üzüntüyle kendisine boyun eğdikleri duyarsız bir akımla kışkırtılan kişiler, kendilerini umutsuzluğa götüren kuşkuyu takip etmek üzere sevdikleri imanı yüz üstü bırakırlar
İnsanlar bir çeşit zihinsel sapmayla ve kendilerine has doğaları üzerinde bir çeşit ahlâki şiddet uygulayarak dinsel inanışlarından uzaklaşırlar.
Karşı konulamaz bir eğilim ise onları inanca geri götürür. İmansızlık rastlantısaldır, sadece iman beşeriyetin daimi durumuna uygundur.
En iyi kurulmuş görünen siyasal kuwetler sadece bir jenerasyonun görüşleri, bir yüzyılın menfaatleri ve genellikle tek bir insan yaşamı süresi içinde güvence altındadır. Bir yasa en kati ve en sağlam görünen toplumsal durumu değiştirebilir ve böylelikle herşey değişir