Avrupa yaklaşık on asır kadar bir süre karanlık orta çağlarında kaldı. Bu zaman zarfında karanlıkta olduğunu hissetmiyordu. Karanlığın farkına varmadığı gibi ondan çıkma arzusu da ancak aydınlığı yani İslam'ın aydınlığını gördüğü zaman oldu.
"Atatürk dindardı"
KİMSENİN DİNİ İNANÇLARI beni ilgilendirmez. İsteyen 'dindar' olabileceği gibi, 'dinsiz' de olabilir. İnancını ya da inançsızlığını istediği gibi savunup yaymaya da çalışabilir. Bu dahi beni ilgilendirmez.
Ben tarihî kimliklere tarihsel açıdan yaklaşırım. Ancak devletin tepesinde oturan, her sözü 'kanun' sayılan biri, bu kimliğiyle kişisel görüşlerini ders kitaplarına geçiriyorsa, kendi din algısını Müslüman toplumun çocuklarına dayatıyor de- mektir! İtiraz noktam da zaten budur. Yani beni ilgilendiren Atatürk'ün dindar olup olmaması değil, kendi din anlayışını ders kitaplarına geçirmesidir.
Buyurun Medeni Bilgiler isimli kitaba bakalım... İlk kez "Atatürk'ün evlatlığı" Prof. Dr. Afet İnan tarafından Vatandaş İçin Medeni Bilgiler adıyla 1930 yılında yayınlanan bu kitap, ortaokul ve liselerde yıllar yılı 'ders kitabı' olarak okutulmuştur. Kitabın büyük bir bölümü Atatürk'ün yazdırdığını, Afet İnan kitabın önsözünde ifade etmektedir.Şimdi bu kitaptan İslam dinine ve Peygamber Efendimize ilişkin bölümleri okuyalım "Atatürk dindardı" diyenler de okusun: "...Muhammed'in kurduğu din bütün ulusallıkların üstünde yaygın bir Arap ulusçuluğu politikasına dayanıyordu. Bu Arap düşüncesi, ümmet sözcüğü ile ifade olundu. Muhammed'in dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah sözcüğünün her yerde yükseltilmesine adamaya zorunlu idiler."
Bu kitaba göre Peygamberimiz (hâşâ), "kendi ırkını bütün milletlerin üstüne koyan bir Arap ırkçısı"dır!
Bunu hangi 'dindar' söyler ve gerçekle ne ilgisi var? "... Bu durum karşısında Türk ulusu birçok yüzyıllar boyunca ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, âdeta bir sözcüğünün bile anlamını anlamadan Kur'an'ı ezberleyip beyni sulanmış hafızlara döndüler."
Hangi dindar, hafızlara hakaret eder?
"... Mısır'da