Derin nehir, içine taş atılmasından korkmaz; alay edilmekten korkan dindar insan nehir değil sığlıktır. Eğer bir talihsizlik geldiyse başına, ona başkalarını affederek katlan, sen de af dile. Unutmayalım ki hepimiz toprağa döneceğiz ve huzura kavuşacağız. Toza dönmeden önce kafamız külle kaplanacak.
-SADİ
İnsanlar çok az şey bilirler. Ya bilmelerine gerek olmayan, anlamalarına izin verilmeyen, erişemedikleri şeyleri - Tanrı, sonsuzluk, ruh gibi şeyleri- ya da düşünmeye gerek olmayan, su nasıl donar, sayı teorisi, hangi bakteriler hangi hastalıkta görülür gibi şeyleri bilmek isterler.
Gerçek bilginin yolu birdir: sadece nasıl yaşayacağınızı bilmeniz yeter.
Ya da Sokrates'in, Ksenofon'un Memorabilia'sının sayfalarında dediği gibi:
"Eğer görüşlerimi resmi biçimde açıklamıyorsam davranışlarımla açıklarım. Davranışlar sizce de sözlerden daha güvenilir şeyler değil midir?"