Aşırı büyük beklentiyle başladığım ve her okuduğum sayfada o heyecanın yerini bitsin de kurtulayım hissinin aldığı o kitap. Yazar tüketim çılgınlığını ve toksik erkekliği iyi eleştiriyor buna lafım yok ama eksiklikleri kitabın iyi yanlarını yok ediyor. Kitabın ilk yarısında neredeyse hiçbir olay yok ve sayfalar rastgele marka adlarının birbiri ardına sıralanmış gibi hissettiriyor. Ve bölüm bitince aklımda kalan sadece o markalar oluyor. Patrick ile bağlantı kurmak neredeyse imkansız çünkü kitabın betimlemeleri arasında Patrick'in iç dünyası geri planda kalıyor. Bir diğer kötü olan konu ise kitabın akıcılığı. Aşırı fazla betimleme ve marka adları sonucunda kitabın akıcılığı da bundan olumsuz etkileniyor. Kısaca American Psycho filmiyle kitabıyla son yılların en abartılmış eserlerinden birisi.
Kendime ağlıyorum, bağıra bağıra ağlıyorum, hıçkırıklar içinde "Ben sadece sevilmek istiyorum," diyorum, dünyaya lanetler yağdırıyorum ve bana öğretilen her şeye: İlklere, seçkinliklere, seçimlere, ahlak derslerine, uzlaşmalara, bilgiye, birlik olmaya, dua etmeye - hepsi yanlıştı, hiçbirinin kendi başına bir amacı yoktu. Hepsinin dönüp geldiği şu: Öl ya da uy.
Sayfa 433 - İthaki yayınevi, Patrick Bateman·Kitabı okudu
Gerçek bu: bazı insanlar olmadan dünya daha yaşanacak bir yer olur. Hayatlarımız o kadar da birbirimizinkine bağlı değil. Gerçekten de bazı insanlar olmasa da olur.
Sayfa 284 - İthali yayınevi, Patrick Bateman·Kitabı okudu