Kiremit damlı kırmızı bir ev. Yaşamam buydu belki.
Kiremit damlı kırmızı bir kadın. Aşk derdim çekinmesem.
Bir kayaya en yalnız yanından uzanmak. Sevmek belki.
Unutmak hançer bilekli uykusuz haydutları.
Belki bir dünya büyütmek, saklanmak belki.
Böyleydi benim çarşım, benim kasabam böyle.
Ben neden hep usandım, davranışlarla yaşadım böyle?
Neden bazı zamanlar güldüm, bazan neden üzüldüm?
Ama neden kaçmadım o küçük tanrılardan?
Kaçmadım o yollardan insansız bir ormana?
Silahlara yapıştım neden, bazı zamanlar güldüm?
Ben neden hep korkaktım, cesaretsizdim böyle?
Artık kiremit damlı kırmızı ev. Bir ağaca asıyorum seni.
Artık kömürleşen kadın. Beyaz bir dünyaya gönderiyorum seni.
Ve siz yeşil şapkalı ey yuva perileri,
Konup başka bir evin başka bir bacasına
Fısıltıyla anlatın artık bizim hikâyemizi.