Ah, görür gibiyim uzaklaşan bir çarşıdan
Yangını duyduktan sonra merakla gömmeye geldiklerini:
— Artık bu ev yanmış.
— Artık bunlar ölmüş.
— Kömür olmuş zavallılar.
— Duymamışlar mı sıcaklığı?
— Belki de farkına varmamışlar.
— Bak, nasıl sarılmışlar.
— Kömür olmuş zavallılar.
— Zavallı ölüler.
— Daha o kadar gençtiler ki
Yaşamaya bile vakit bulamadılar.
— Şu eve bakın, nasıl da yanmış.
— (İyi ki ölen ben değilim.)
— (İyi ki yaşıyorum hâlâ.)
— (İyi ki ölen ben değilim.)
— (İyi ki yaşıyorum hâlâ.)
— (İyi ki ölen ben değilim.)
— (İyi ki yaşıyorum hâlâ.)
Anmak gerekirse anarım da,
Çakıldan yapılmış kulübeler önünde
Koyu yataklara yakarılan ateşi,
Korkunun örümceklerini anarım,
Bitkilerin deri değiştirmesini.
O eski bir güvercindi, bıraktı beni onlara,
Götürmedi kanatlarından bir başka yalnız suya,
Geçti çocuk gölgelerinden, dönmedi artık,
Yapacak işleri vardı utanmaktan başka.