Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilmem bütün bunları yazmakla iyi mi ettim? Seni kırmış mı oldum? Küçülttün mü beni gözünde? Sanmıyorum. Bu benim kendimi bir daha yaratmam anlamına geliyor. Seni ilgilendirmese bile, kendimi tanıtlıyorum ben, kendimi varlaştırıyorum.
Ben... seni... seviyorum. Ne kadar kötü kullanmışlar bu cümleyi, ne kadar eskitmişler. Olsun. Ben yenileştiriyorum artık, Edipçe yapıyorum onu. Çünkü ne yalnız duygularımla söylüyorum bu kelimeleri, ne de coşkularımla. Aklımla diziyorum, aklımda yaşatıyorum onları.
Yarın perşembe. Önemi yok. Ertesi gün cuma. Gene önemi yok. Cumartesi? Yok, yok, yok!.. Ne yapayım ben şimdi? Doğramacılara benzetiyorum kendimi; kesiyorum, rendeliyorum, cilalayıp yığıyorum günleri bir köşeye. Alıp götürüyorlar... Beni seviyormuşsun... Alıp götürüyorlar... Sevmesen de alıp götürüyorlar. Kim bu alıp götürücüler? Savaş! Yok oluş, tükenişle savaş. Neden?.. Nasıl?.. "Hiiç! alışmak, sadece alışmak."
Okuduğun kitaplardan aklında bir şey kalmadığı için sıkılma. Ben de unutuyorum. Ben de öğrendiklerimi aktaramıyorum. Şu var ki Alevci, okuduklarımızdan bir düşünme yeteneği elde ediyoruz. Üç beş yıl önceki acemiliklerimizi düşünürsek, bugün onlara gülmemizin nedenini, edindiğimiz düşünme yeteneğinde ve bunun durmadan gelişmesinde aramalıyız.