‘Uzak diyarlara bir daha geri dönmemek üzere göç eden seni nasıl oluyor da ben bile bile halâ böyle umut içinde bekliyorum ?
Bir gönüle giren nerede olurda olsun ne kadar uzakta olursa olsun o gönül sahibinin uzağında değil en yakınındadır. Yüreğindedir çünkü. Zihninde mıh gibi çakılıdır. Her nefes alışında sevdiğinin ismini söyler. Duyan olmaz,çünkü ses dudaklarından değil kalbinden çıkar. Evet aradan yıllar geçmiş olmasına sen gözlerimden çok uzakta olmana rağmen ben hep seni düşünüyorum kalbim her an ismini sayıklıyor. Çünkü ben seni çok sevdim. Artık uyanmak,bildiğim,fakat kendimi kandırdığım yalanlardan vazgeçmek zamanı. Sen asla gelmeyeceksin.
Sana Kumandan’ın sözüyle veda ediyorum:
“Elveda! Yaşanmamışa duyduğum hasrete.” ‘
Elde edene kadar dualarınıza yakarış kattığınız ânlardan her ne kadar sonra ulaştığınızda , tatmaya devam ettiğiniz müddetçe idrakten yoksun. Nicesini yitirirsiniz işte o vakit. Kursakta yoksunluğun hissi ile yanarsınız. Kıymet yalın bu ân’dadır. Evveli Ahiri Kalmamıştır.