Asena Dihkan

Kâr ve yarar üzerine
Yürümek insana kâr değil fayda sağlar. Hem de fazlasıyla. Kârla fayda arasındaki fark, kâr getiren eylemleri benim yerime bir başkasının da yapabilecek olmasıdır ve gerçekte de kâr getiren eylemler, zaten başkaları tarafından da yapılabilir olagelmiştir. Rekabet ilkesinin yarattığı sabit bir gerçektir bu. Öte yandan benim için faydalı olan şey, tavırlara, davranışlara, yaşamımın başkasına kati suretle devredemeyeceğim anlarına bağlıdır.
Kolektif·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ormanda çıkılan bir yürüyüşten ne kâr elde edilebilir? Hiç. Satılabilecek hiçbir şey üretilmemiş, topluma hiçbir fayda sunulmamıştır. Bu açıdan bakıldığında yürüyüş, işe yaramaz ve beyhude bir eylemdir. Geleneksel ekonomi dilinde bu, heba edilmiş, servetin üretilmediği kayıp zamandır. Halbuki yaşamım için bana sağladığı fayda, sırf içsel nedenlerle de değil, nereden bakılırsa bakılsın muazzamdır.
Kolektif·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Bir şeyin maliyeti, aslında ister derhal ister uzun vadede olsun, hayatta neye mal olduğuyla ölçülür. Aynı zamanda kârı faydadan ayırmaya yarayan bir yoldur bu.
Kolektif·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Her şeyi reddettiğimizde her şey bol bol sunulur bize.
Kolektif·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Yürürken biri olmama özgürlüğünü yakalarız. Çünkü yürüyen bedenin tarihi yoktur. O sadece hareket halindeki kadim yaşamdır.
Kolektif·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce