"İstemek", dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var."
Nora kendini düşündüğünde ancak olmadığı şeyler aracılığıyla düşünebiliyordu. Olmayı beceremediği şeyler aracılığıyla. Olmayı beceremediği çok fazla şey vardı. Zihninde sürekli tekrarlanan pişmanlıklar... Boşa harcadığı fırsatların bu kadar çok olması cidden acınacak bir durumdu.
"Gece yarısı kütüphanesi burada durdukça, Nora, ölümden korunacaksın. Şimdi nasıl yaşamak istediğine karar vermek zorundasın."