Kalkınmanın olabilmesi için, toplumdaki bireylerin, eğitimi ve refahı, gösterişli ve masraflı düğün göreneklerinden ve hiçbir şey yapmadan boş oturmaktan daha üstün tutmaları gerekir.
Cinsiyete bağlı rollerin getirmiş olduğu bir değer sisteminden söz edilebilir. Örneğin toplumumuzda “ erkek gibi kadın” sözü bir övgü olduğu halde, “ kadın gibi erkek” bir sövgü ifade eder.
Sahipli hayvana benzetiş, kimi zaman büsbütün açığa çıkar deyimlerimizde. Kocaya “ verilen” kıza “ başını bağladık” deriz. Yasak uygulamaların sorumlulugunu böylece bir erkeğe aktaran ana baba rahat bir nefes alırlar.
“Ev kızları” ne demektir? Uygar bir toplumsak kız ve erkek bütün gençlerimizin evi olması gerekmez mi? Yapılan ayrılma göre ev kızlarının karşıtı nedir? Yurdumuzda mağara kızları, dağ kızları, bayır kızları falan mı var?
Sonra, kadınların kızların evden kaçması ve yakalanması nedir? Hayvanlar ve suçlu insanlar yakalanır. Mahpus ya da bağlı olmayan kişi de kaçmaz zaten zaten, bir yerden bir yere gider.
Bir toplumda “ herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar.