Ortada dinleyen kimse yoksa,
Tarla kuşu kadar tatlı öter karga.
Eğer bülbül de gündüz vakti,
Kazlar tıslarken ötseydi,
Sesini çalıkuşundan ayırt etmek imkansız olurdu.
Kim bilir neler, yerinde ve zamanında olduğu için,
Beğenilmiş ve değerli bulunmuştur.
Şu görünen aydınlık sofamda yanan mumun alevi.
O küçücük mumun ışığı nerelere kadar ulaşıyor!
Bir iyilik de bu kötü dünyada böyle ışıyor.
-Ay parlakken mumu fark etmemiştik.
Şöhretin büyüğü küçüğünü karartır da ondan.
Kralın vekili, yokluğunda kral kadar parlak sayılabilir,
Ama kral bir gün gelip yerine geçince,
Bir ırmağın okyanusa boşalması gibi vekilin içi boşalıverir.