Ancak Bakara Suresi'nin başından beri "müttakî" kelimesinin ism-i fail, yani bir isim olarak kullanılması, hidayet kapısının açık kalacağını, takvalı insanların geçmişte olduğu gibi şimdi ve gelecek zamanda da var olacağını gösterir. Zaman ne kadar kötü olsa da Müslümanlar asla "Eski zamanlarda iyi insanlar vardı, şimdiyse sadece biz." gibi kötümser bir zihniyete kapılmamalıdırlar. Bugün maalesef birçok Müslüman kendilerinden ümidi kesmiş, takvalı insanlar olamayacaklarını kabul etmiş durumda. Oysa, tamamen anlamsız olan bu düşünce, Bakara Suresi'nin ilk kısmında kullanılan "lil
medeniyetimiz açısından kader ve tecelli kavramları çok önemli. Hayatı biz domine etmiyoruz."
"Daha iyi olmak, sadece maddi anlamda zenginleşmek değil; daha iyi bir hizmet ehli daha iyi ibadet ehli daha müttaki olmak demek."
"Verilenle iktifa etmeyi öğretiyor. Elbette daha iyisini isteyebilirsiniz ama bu yalnızca maddi anlamda olmamalı. Manevi açıdan da gelişmek gerek. Örneğin, 'Daha müşfik bir insan olayım, daha az öfkeleneyim' diyebilmeliyiz. Çünkü her öfke bizden bir parça götürüyor."
"Ama bu itiraz hizmette, merhamette, ilimde, irfanda ve infakta olsun."