Batıda ise aranan bu değildir. Ahlak orada 'genelin kabul ettiği normlar'dır. Yani mevcut duruma, statükoya teslim olmuş, konformist bir sürü mantığıdır.
Bir Japon bilim adamının şu sözü, ahlakın temel tariflerlerinden biri olmaya layıktır: 'Ne yapman gerektiği, ne yapmak istediğin ve şu anda ne yaptığın aynı ise mutlusun demektir.' Gerçekten de değerler (gerekler), kişisel yönelimler (istekler) ve işler (eylemler) aynı hat üzerindeyse kişinin ahlaki tutarlılığı var demektir.
Hesapçı akıl 'bencil ben' e dayanır. Bu ben telakkisi de ister hakikat namına olsun ister başka bir değer üzerine olsun kaçınılmaz olarak mutlaktan uzak, mutlak takdim ettiği kendi çıkar dairesine bağlı, her hakikat iddiasını aynı pazarlık sürecine tabi tutan marazi bir şekilde işler.