Ahlaki açıdan daha güçlü olduğumuzda, güç kullanma ihtiyacımızda azalacaktır zira şiddete başvurmak güçlülerin değil, zayıfların tercihidir. Cebren yapılamayacak şeyler, cömertlik, tutarlılık ve cesur duruşla yapılabilir.
Mehdi, tembelliğimizin hatta imkanlarımıza ve mücadele vasıtalarımıza nispeten zorluk ve problemlerin orantısız derece büyük olduğu durumlarda, içimizde büyüyen güçsüzlük hissinin doğurduğu sahte umudun adıdır.
İslami nizam güç kullanmaz çünkü basbayağı buna ihtiyacı yoktur. Diğer taraftan, gayri-İslami düzen, halkın süregelen düşmanlık ve muhalefetini hissettiğinden, tek çıkışı şiddete müracaat etmekte bulur. Gayri-İslami düzenin diktatoryaya dönüşmesi bir çeşit kaide, kaçınılmaz bir yazgıdır.
İslami yeniden doğuş, din devrimi olmadan başlayamaz. Bununla birlikte de siyasi devrim olmadan da başarılı bir şekilde varlığını sürdüremez ve tamama erdirilemez. Bizim yolumuzsa iktidarı ele geçirmekten değil, gönül fethetmekten başlar.