Zira bu kitap hem bir ögütnâme ve hem hikmetler ve vecizelerle hem de peygamber
kıssalarıyla ve hem evliyaların menkıbeleriyle, adil padişahların öyküleriyle doludur. Eser gelmişleri yâd eder, gelmemişlerden bahseder. Bütün bu hacmine rağmen özet
hükmündedir. Adil padişahların siyasetini konusu kılan kitap cehennemi ikaz, cenneti işaret eder.
Hükümdar düşmanlarla sonrasında barış olacağını hesap ederek savaşmalı; savaşı göz ardı etmeyecek şekilde barışlara girişmeli; dostlarla da koparılması mümkün bir bağ ve bağlılık kurulabilecek bir ayrılık yolunu tercih etmelidir.
Kendisini sarhoş edecek içecekler içmemelidir. Her daim ne geçimli ne aksi olmalıdır.
Emirül-mü' minin Ömer radiyallahu anhu ona şöyle bir cevap yazdı: "Aynen dediğin gibidir. Dergâhın evet, dolu, sakin şikâyetlerle dopdolu, hazinen evet tıka basa, lakin malın
haram maldır ve ordunun kalabalıklığına diyecek yok, lakinçaskerlerin itaatsiz. Birinin talihi yaver giderse techizatı tam olur, lakin onda istikrar olmaz. Devran döner onların hiçbirisi kâr etmez. Bu saydıkların senin talihsizliğine ve devletinin tepetaklak gideceğine işarettir ve göreceksiniz ki öyle de
olacaktır."
Mezhebe iltihak eden kişilerin çoğu devletin üst düzeyindeki işlerle meşgul olan, memleketin ellerine teslim edildiği kişiler
olup el altından birbirlerini gizli gizli destekleyip, kollamaktaydılar.
Mezdek: “Allahü Teâlâ'nın kudretine şaşılacak bir durum söz konusu değildir. Musa aleyhisselam âsâdan ejderha çıkardığından, bir taş parçasından 12 çeşme akıttığından,
deniz suyunu bölerek 12 köy yaptığından ve 'askerleriyle firavunu boğ' dediğinden ve denizin onları boğduğundan, Tanrı azze ve cellenin emriyle yeryüzünün onun hükmü altına girdiğinden ötürü Ey toprak Karun'u yut!' dediği için toprağın onu yuttuğundan haberdar değil misin? Ve bilmez misin, İsa aleyhisselam ölüleri diriltmiştir. Bütün bunlar insan kudretini aşan şeylerdir. Beni de yollayarak ateşi emrime vermiştir. Benim ve ateşin söylediklerine uyanlar iki cihanda
kurtuluşa ereceklerdir;