Ama şimdi bu traktör iki şeyi yapıyor: Toprağın altını üstüne getiriyor ve bizi topraktan atıyor.Bir traktör ile bir tank arasında çok ufak bir ayrılık var: Her ikisi de halkı yerinden atıyor, korkutuyor ve yaralıyor.
Işık için rekabet hangi dalcıkların yaşayıp hangilerinin öleceğini belirler, ağaçların farklılaşan mimarileri bu yüzlerce küçük olaydan etkilenrek biçimlenir.
Yeryüzündeki başka bazı nadir halklar gibi, göçebe Moğollar da köçmen kuşlar misali derinlere demir atmış içgüdüsel yol bulma duyularını muhafıza etmişler. Oysa biz zavallı Batılılar bu duyuları ne yapdık?
Çevresel nedenlerle kitlesel göçlerin artması bu kaygıların haklılığını gösteriyor. 1999'da çevre sığınmacıların yirmi beş milyona ulaşan sayısı ilk kez savaş sığınmacılarınınkini geçti.