Bazı kitaplar tadılmalı bazıları yutulmalı bazıları da ağır ağır çiğnenmeli ve sindirilmelidir.
"Okunacak bir sürü iyi kitap var, oturun da okuyun biraz. Oturun şuraya da ruhunuzu kurtarın!"Emily Bronte
(...) insan olarak durmadan kafamızı nerede bulursak oradaki çöp tenekelerine döküyor ve boşaltıyoruz...ve hepsini aynı yığına değil o anda neredeysek oraya. Dünya bu yüzden pis koku dolu, çünkü herkes kafasını çöp tenekesi gibi boşaltıyor.
İnsan beyninin bütün imkânları dahilinde dur durak bilmeyen bir düşünme, insan aklının bütün imkânları dahilinde bir hissetme ve insan karakterinin bütün imkânları dahilinde bir savrulma.
Ona verilen yaşamı istemediğini bildiğimiz bir insan yapmak...çünkü hiçbir insan ona verilen yaşamı istemez, bu er geç ama kesinlikle her insanda bu insan henüz yokken ortaya çıkar, böyle bir insanı yapmak gerçekten cinayettir.
Akıl sahibi olmak tarihi ve öncelikle de kendi kişisel tarihimizi bir kenara bırakmaktan başka bir şey değildir. Bir andan ötekine hiç ama hiçbir şeyi kabullenmemek demek akıl sahibi olmak demektir, hiç kimseyi ve hiçbir şeyi, hiçbir sistemi ve doğal olarak hiçbir düşünceyi, en basit biçimde hiçbir şeyi, ve bu gerçekten devrimci biricik bilgi içinde kendini yok etmektir.
Bazen değiştiremeyeceğini bildiklerin için de uğraşırsın ama. Bazen olur öyle. Bazen olur öyle değil. Hayatın hikâyesi bu: değiştiremeyeceğini bildiklerin için uğraşmak, hayatın hikâyesi işte bu ahmaklık.