Kendime görev edindiğim işten her geçen gün daha çok uzaklaşıyorum. Burası o kadar soğuk, karanlık ve hislerim öyle uyuşmuş bir halde ve üzerime çöken öyle büyük bir kasvet ki.
Daha çok kendini yollara vurmuş, bir dolu badireler atlatmış, yolunu kaybetmiş ama nihayetinde bulmuş ve bunun sonunu gören yorgun bir adamın sakinliği vardı üzerinde.
Dünyanın en değerli varlıklarını arkasında bırakıp Mıknatıs Taşı Kayalığı'na doğru sürüklenirken, dağılan kalbi zavallı mahkumun "Tanrı aşkına, adalet adına ve asil adınızın büyüklüğü ve şerefi adına!" sözlerinden güç buluyordu.