Aytmatovperverlik~Bir Sevi Üzerine...
Cengiz Aytmatov’u Toprak Ana ve Cemile kitapları ile tanımış ve bu iki kitapla Aytmatov’a farklı bir hayranlığım olmuştu. Daha sonraları diğer kitaplarına derslerden ve hayatın karşımıza çıkardığı hengamelerle bir türlü kavuşamamıştım. Ve hala o hengame içinde, bir göçebe misali hayatını tam oturtmamış bir nisyan olarak oradan oraya savruluyorum. Aytmatov bende sadece bu kitapları ile kalmayacak ona söz veriyorum. 10 Haziran 2008 yılında Mehmet YILMAZ’ında kızının doğduğu günde Aytmatov aramızdan ayrılmıştır. Sayın Yılmaz kadar olmasa da bende Aytmatov ile tanışmak isterdim. Benimde çok tanışmak istediğim yazar Üstad Yaşar Kemal’di. Üstadımda 28 Şubat 2015’te aramızdan ayrılmıştı...
Sayın YILMAZ belki de dünya gözü ile görmediklerimizle daha çok sevi ile bağlanıyoruzdur. Zira biz görmeden de sevmeyi biliyor, inanıyor ve eman etmiyor muyuz?
Aytmatov’un hayatını bu kitapla daha iyi anladım ve iliklerime kadar tüm hayatını,acısını hissettim. En büyük acısı, onu yaralayanı babasıydı. Babası Törekul Aytmatov bir öğretmendir. Lâkin o kutsal mesleğini yapmaya fırsat bulamadan, Stalin despotluğunca Halk Düşmanlığı ile hain ilan edilip öldürülmüştür. Bana göre bazı babalar yaşamalıydı, yaşamalıdır. Ve bazıları “BABA” kavramına layık olmayan “BABA!!!LAR” olmamalıdır! Burada biraz gaddar olmuş olabilirim ama sorumluluğunu bilmeyen her kimse olmamalıdır deyip susarım!
Öğretmen dedim beni en çok yaralayan burasıdır. Bende bir öğretmenim. Bir öğretmenin böyle bir haksızlığa uğratılması beni çok yaralamıştır. Ailesinden sevdiklerinden böyle koparılıp ve öldürülmesi çok büyük yaradır. 1928’de doğan Aytmatov, 1939’da Bişkek yakınlarında bir kireç ocağında babasını kaybetmiştir. Ama bundan haberi var mıdır? Hayır. Olacak mı? Evet!!! 1991’de