Sanırım olay İstanbul'da geçiyordu
İsmini vermek istemeyen caddelerde
Olası bütün kaçış yolları tutulu
Yurtlarından çıkarılan adamlar arasında,
Aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu...
Artık halka açık bir yerde bekliyor seni hayat
Orda sana ölçü, birim ve düzen verilmemiştir
Mümkün mertebedeki adamlar ve kadınlar
Beherler, masa saatleri ve ergonomi
Yok, fakat herkes uyanık bir tek benim uykum var
Değil mi ki beş dakikada bir erteliyorum seni...
Korkuyorsun, üşüyorsun ve yanlış anladın
Şairi yanlış anlamak daha güvenlidir
Daha konforlu daha kurumsal daha aciz
Şimdi unut bunlaru ve tüm gücünle bana güven
Kaybedeceğiz!
Hayır, bu sefer doğru anladın.
İspat edemem fakat öylece içime baktın
Ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı
Ne kadar koştuysam da nefesin hala çok yakın
Bilerek ve isteyerek değilse gerçek midir bu acılar
Haberin bile yok oysa dünyanın en güzel kızısın
Belki dünya bunda kasıt arar!
Gel ve al yüzümü eline
Hadi sev beni, konu serbest...
Çanlar kimin için çalıyor.Kitabın ismini ilk gördüğümde çok merak etmiştim.Acaba ölüm çanını çaldıracak olan kahraman kim? Ernest Hemingway aşk ve ölüm gibi iki kavramı buluşturabileceği en ender bir yer olan savaşta birleştirmiş. Zaten savaşta inanılan bir aşk değil mi? İnandığımız bir değeri savunuruz ve onun uğruna en değerli eşyamızı canımızı vermezmiyiz, bundan başka aşk kavramı olabilir mi? İşte Ernest Hemingway da bir kadına ve bir inanca olan aşkı birleştirip harmanlamış ve önümüze koymuştur. Ayrıca Ernest Hemingway kitapta savaşın maddesel yıkıntılarından çok ruhsal durumda bıraktığı etkiyi çok güzel bir şekilde tasvir etmiş.
Zaten bir kitap okunduğu zaman içinizde birşeyleri uyandırıyorsa güzeldir Çanlar Kimin İçin Çalıyor'da insanın içinde birşeyleri uyandırabilecek kapasiteye sahip.