Fayulara neyi yapıp yapmamaları gerektiğini, hangi davranışı doğru bulduğumuzu asla söylemedik. Çünkü annemle babam bize en iyi referansın ağzımızdan çıkan sozler değil, kendi yaşamımız ve davranışlarımız olduğunu öğretmişti. İnsan inandığı şeyi önce kendisi yaşayıp örnek olmalıdır. Fayular değişip değişmeyeceklerine kendileri karar vermeli, bir yabancının onlara zorla kabul ettirdiklerini değil, kendi inandıkları kararları almalıydılar. Kararlarını alırken içten olmalıydılar.
Hiçbir şeyden korkmuyor-dum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hâlâ istediğim, hâlâ korktuğum ya da hâlâ özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.