Söylenen onlarca şey içinde kulakları bir tanesine odaklandı Gece Yarısı Lordu. Bu gece kimsenin olmadığı o anda Gökyüzü Tanrıça'sının kulağına fısıldadığı şey. Gela her şeyi biliyordu, tüm bunların nasıl sonlanacağını. Gela ışığını da, kanatlarını da kaybedeceğini biliyordu. Bu gecenin sonunda hiç bitmeyecek bir karanlığa hapsolacağını ve güneşin onun için bir daha hiç doğmayacağını biliyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acıyla dizlerinin üzerine düştü Ateş Lordu. Evren yavaş yavaş değil, aniden tekrar tekrar kararıyordu. Artık güç alabileceği bir güneş yoktu. Işık tutan ay ve yıldızlar yoktu. Artık gökyüzüne sarılabileceği kanatları yoktu. İpleri çekiştiriyor, kafasının içinde yeni bir oyun kurmaya çalışıyor ama her defasında daha hızlı yeniliyordu. Acı daha da artıyordu. Daha iki gün önce Arın ve Sina ile birlikte bulutların üzerinde yarışıyordu. Gülüyor ve eğleniyordu. Kurak zamanlarda Arın krallığında uzaklaşmak istemezdi ama o gün onu zorla çıkarmışlardı. Döndüğünde Evran, Amin ile birlikte saldırmıştı. Adalia'nın zincirlerle sürüklenişi hala gözlerinin önündeydi. Denizkızının çığlıkları kulağında tazeydi. Sina'nın ailesi gözlerinin önünde can çekişmişti. Hava Lordu öyle büyük bir acının içine çekilmişti ki diyarın en kurak zamanları, en sıcak zamanları durdurulamaz bir fırtınanın esiri olmuştu. Arın öyle büyük bir yenilgiye uğramıştı ki okyanus Diyarı terk etmişti. Şimdi Daren kayıpların en büyüğü ve en çoğuyla yüzleşiyordu, kalkıp savaşmak istedi. Ayağa kalkıp bu Krallığı da bu diyarı da yerle bir etmek. Bunu yapacak günü yoksa bile öfkesi ve acısı vardı. Ama yapamadı. Uğruna savaşacak hiçbir şey kalmamış gibi hissetti. Elinde kalan tek şey o yıldız ışığıydı, geriye kalan tek umut kırıntısı güneşle birlikte gökyüzünde kaybolacak ve yüz yıllık bir uykuya yatacak su varisiydi.
Sütunların arası iyice kapanmış kanatları köklerinden kanamaya başlamıştı. Sıkıştırdı. Sıkıştırdı. Sıkıştırdı.
Ve sonunda büyük bir ıstırapla onları melez lorddan kopardı.