Berfin

Puan vermedi·184 syf.··
2026 46. kitabı
Bu kitabı ilk defa okudum ama biliyorum ki hayatım boyunca dönüp dönüp tekrar okuyacağım Beş yaşındaki Zeze o kadar olgun ve anlayışlı bir çocuk ki minik ruhu kalbime derinden dokundu Şeker Portakalı yoksul bir ailenin oğlu Zeze’nin hikayesini anlatıyor. Ailesi taşındığında kardeşleri büyük ağaçları kapıyor, Zeze’ye ise minik bir şeker portakalı fidanı kalıyor Zeze bu fidana Minguinho adını verip onu hayal dünyasında en yakın arkadaşı yapıyor. Mahallede haylazlık yaparken Portekizli ile tanışıyor. İlk başta nefret etse de zamanla onu öz babasının yerine koymaya başlıyor Zeze sırf fark edilmek ve sevilmek için okumayı kendi kendine öğreniyor. Ama ailesi sevinmek yerine ondan kurtulmak için onu küçük yaşta okula gönderiyor. Zeze kötü bir çocuk değil aslında. Yaptığı her yaramazlık “Beni görün beni sevin” deme şekli Ama büyükler bunu anlamayıp onu hep dövüyor. Noel sabahı babasını üzdüğünü anlayıp sokaklarda ayakkabı boyayarak kazandığı parayla ona sigara aldığı sahne içimi parçaladı. Ailesi onun bu minik kalbini hiç görmüyor maalesef. Öz ailesinde sığınacak yer bulamayan Zeze aradığı o saf sevgiyi Portekizli’de buluyor. Ona “Beni evlatlık al vermezlerse para karşılığı satın al” diye yalvarması kalbimi paramparça etti İşte bu yüzden Portekizli’nin ani ölümü ve fidanın kesileceğini öğrenmesi Zeze’nin dünyasını başına yıkıyor. Günlerce yataklara düşüp hastalanması aslında onun çocukluğunun bitişiydi. Zeze bu acı kayıpla yüzleşerek hayal dünyasından çıkıyor ve erkenden büyümek zorunda kalıyor. Şeker Portakalı bir çocuğun ruhuna inen darbelerin onun masumiyetini nasıl öldürdüğünü gösteren harika bir kitap. Gerçekten de büyümek kalbin sökülmesi gibi bir şeymiş
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·528 syf.··
2026 44. kitabı
Artık Loresima aşkımı bilmeyen yoktur diye düşünüyorum Kendisini çok seviyorum ve ne yazarsa okurum dediğim bir yazar Ayperi ve Ömer Seyirhan’ın şans eseri bir sahilde denk gelmesiyle başlıyor hikayemiz. Ayperi o an çok kötü bir kriz anında olduğu için “Nasıl olsa bir daha görmem” kafasıyla tüm dertlerini, geçmişin o ağır yükünü Ömer’e anlatıp içini boşaltıyor. Ama dünyanın ne kadar küçük olduğunu unutuyor tabii Bazen hepimiz bunu yaparız değil mi? Bir daha görmem diye her şeyi birden anlatırken buluruz kendimizi Sonra gece olunca “Ben ne yaptım ya” çatışmasını yaşamayan yoktur herhalde Aradan biraz zaman geçiyor ve Ayperi arkadaşları Melike ve Şeyma ile karıştıkları bir kavga sonucu karakolluk oluyor. Kızların aralarındaki o bitmek bilmeyen didişmeler, birbirlerine olan koşulsuz destekleri ve o aşırı eğlenceli arkadaşlık dinamiği okurken resmen gençlik dizisi izliyor gibi hissettirdi Neyse bilin bakalım karakolda karşısına kim çıkıyor? Evet bildiniz, Ömer! Bizim kız şok oluyor ve kendisini tanımamasını istiyor ama Ömer onu hemen tanıyor ve o andan itibaren her yerde Ayperi’nin karşısına çıkmaya başlıyor Ayperi gitsin istiyor ama Ömer vazgeçmek bilmiyor, asla gitmiyor Kitap komedi ağırlıklı özellikle Ayperi’nin Ömer ile olan çatışlamaları çok eğlenceli ama karakterlerin yaşadığı zorluklar içimi paramparça etti. Ayperi’nin daha çocuk yaşta, sadece bir pamuk şeker almak isterken başına gelen o olay... Bir çocuğun masumiyetini kaybedip o yaşta büyümek zorunda kalması, gülmemesi, konuşmaması, içine kapanması ve kimsenin bunu fark etmemesi o kadar acı ki Ömer o kadar ince düşünen bir adam ki! Ayperi’yi rahatsız etmemek için elinden geleni yapıyor. Ayperi duvarlarını önüne yığsa bile Ömer sabırla onun etrafında kalıyor, detayları asla unutmuyor. İstemezse ona temas
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026533 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 45. kitabı
Çok küçük yaşlarda yetiştirme yurdunda kaldıkları dönemde "Öcü" adındaki biri tarafından damgalanan 30 çocuğun hikayesiyle başlıyor Yaralasar. Aradan geçen 20 yılın ardından Öcü yeniden ortaya çıkıyor ve kendi yarasalarını tek tek avlamaya başlıyor. Tam bu sırada cezaevinde olan Sedef, süresi bitmemesine rağmen aniden tahliye ediliyor. Öcü’yü durdurmak isteyen gizli bir örgütten iş birliği teklifi alan Sedef bu teklifi kabul ediyor. Üstelik geçmişte yurtta çok yakın olduğu arkadaşlarıyla birlikte bu yola çıkıyor ancak o anda henüz hiçbiri birbirini tanımıyor.Kitabın konusu bana ilk andan itibaren gerçekten çok ilgi çekici gelmişti, okumamın en büyük sebebi kesinlikle buydu Maral Atmaca’nın kalemini de çok merak ediyordum ve iyi ki tanışmışım. Kitap o kadar sürükleyici ki kendimi hiç tutamadım, şu anda serinin 3. kitabını okuyorum bile Hikayede Sedef, hayatta kalabilmek için başka bir kimlikle yaşamak zorunda. Kendi içindeki o masum Sedef'i korumak için kendini hep "Yankı" olarak tanıtıyor. Karakterlerin yaşamak zorunda kaldığı şeyler gerçekten çok kötü ve sarsıcıydı. Özellikle Yankı’nın geçmişte çöpten bayat ekmek yemek zorunda kaldığı o sahneleri okurken içim parçalandı Her ne kadar biz şu an bir kitapta okuyor olsak da gerçek hayatta da maalesef bu durumları yaşayan insanların olduğunu bilmek insanı çok derinden yaralıyor Kitapta favori karakterlerim Alaz ve Sedef dışında kesinlikle Kuzey oldu. Sedef geçmişe dair her şeyi tam hatırlamasa da çocuk yaşta birbirlerine verdikleri sözler ve şimdi farkında olmadan bile sürekli birbirlerinin yanında olup yardımcı olmaları çok tatlıydı Kuzey’in o korumacı, abi gibi yaklaşan tavrı içimi ısıttı Alaz’a gelirsek zekasına gerçekten hayran kaldım. Öcü’yü bulmak için yaptığı o titiz planlar ve stratejileri inanılmaz
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,2bin okunma

Berfin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·162 syf.·
2026 53. kitabı
S. T. Abby
8.2/10 · 590 okunma