''Ona yazdığım mektubu okuyunca, terk etti salonu. Arkasından gidemedim, gitmek daha kolaydı ama ben gidemedim. Gece vücudumu delip geçen bir mavzer gibi saplanıyordu bedenime. Amara! diye sıçradım yataktan. Ceketime ve ayakkabılarıma bakmadan çıktım dışarı, koşuyordum! Ceviz ağacının altına... Saçları rüzgarda sallanıyordu, beyaz elbise kefen olmuş meğer bedenine. Eli, elleri soğuk neden açmıyor gözlerini? Amara! Buradayım bak! Hadi çıkar şu boğazında ki ipi, Amara!''