Rabia Koç

Yüzümüzü Allah’a çevirdiğimiz vakit, başka bir iklim, başka bir mevsim başlamıştır…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yüzünü Allah’a döndürdüğümüz zaman, nasibinde varsa uçan sensin, seccade değildir. Seccade uçmaz ancak insan uçarsa seccadede onunla birlikte uçmuş olur. Anlayışsız kişi seccadenin uçtuğunu ve insanı da uçurduğunu sanır.
Tanrının kulu olmayı bir alçalış gören züppe ruh, farkında değildir ki Tanrıya köle olunmaz, ancak kul olunur. Köle oluş, ancak insanların kendileri aralarında doğan bir düşüşle veya bir sembolün kölesi olur. Bhnkölelşk onun kolunu bağlar. Onun gerçek özgürlüğünü yok eder. Tanrıya kul olmak, Tanrı’ya teslim olmaksa insana kendi özgürlüğünü buldurur. Kendi öz damarına inmiş olur insan böylece. İşte o anda insan Allah’a şahdamarından daha yakın olur. Ve işte o zaman, insan Tanrının halife’si olur.
İbrahim
Ateşle imtihan. Yanıp küle çevireleceğin, yok olacağın yerde var olacaksın. Ateşin bir tarafında girip öbür tarafından çıkacaksın sağlam olarak. Ateş yakacak bir şey bulamayacak sende: işte İbrahim olmak bu.
Gül, güneş, su, çocuk, hep olağanüstüdür. Fakat bu olağanüstüler hakkında duygumuzu sürekli olarak koruyamayaşımız yok mu? İşte bütün felaket oradan doğuyor, oradan başlıyor.