Tek bir göz yuvasında fırıl fırıl dönecek.
Kalın, ince, pembe, beyaz, mor tek bir dudak
aralanıp yerlere
tütsülenmiş, küflenmiş, küskün, titrek, kelimeler dökecek. Onları yerden topla.
Derin bir kuyu kaz. İçine at.
Ne varsa... ne varsa... ne varsa...
Hepsini içine at.
“Çöktüm bir kenara ve deli gibi hıçkıra hıçkıra ağladım. Bacaklarımı karnıma doğru çekerek, küçük bir çocuk gibi ama teselli edecek kimsem olmadığından kendi içime içme ağladım.”