Bugün İslam ile Müslümanların arasında büyük farklılıklar oluşmuş durumda.
İslam'ın tekrar dünyaya yayılmasını istiyorsak, her şeyden önce İslam'la aramızda olan farklılıkları kaldırmalıyız.
Müslümanları öncelikle İslam kardeşliği duygularıyla selamıyorum. Müslümanlar olarak yapacak çok işimiz var.
Her şeyden önce İslam'ın yüce mesajını bütün insanlara ulaştırmalıyız.
Müslüman ülkelerde yaşanan acıların son bulması için de bir şeyler yapmalıyız.
Susmak ve oturmak dışında mutlaka elimizden gelecek şeyler var.
Kalkıp yürüyelim, barış organizasyonlarına ve boykotlara katılalım, dua edelim, bize dayatılanları reddederek "Allahuekber" diye bağıralım.
İslam bütün gücünü Allah'ın ayetlerinden ve dünyada yaşamış en mükemmel insan olan Hz.
Muhammed'den (s.a.v) alıyor. İslam bütün hayatımızı kuşa-tıyor ve bizden bir tercih yapmamızı istiyor. Ben artık sınıfta başka biri, işinde başka biri, birinci kız arkadaşı ile başka biri,
ikinci kız arkadaşı ile başka biri değilim. Allah ve Peygamber benden nasıl biri olmamı istiyorsa öyle olmaya gayret gösteren bir Müslüman'ım.
"Kur'an'ı o kadar çok sevmiştim ki, bir an bile olsun elimden bırakmak istemiyordum. Kur'an'ı okudukça değiştim ve kalbimin, zihnimin, hayatımın Kur'an ile aydınlandığını fark ettim. Kendimi yeni doğmuş bir çocuk gibi hissediyordum. Hatta hiç konuşmak istemiyor ve vaktimi sadece Kur'an okuyarak geçirmek istiyordum."
Kur'an, hem sorularıma cevaplar verdi hem de kalbime büyük bir sükûnet indirdi. Kur'an'dan bu denli etkilenmemin bir başka sebebi de, Kur'an'ın insanın hayatını baştan aşağı yeniden düzenlemesiydi. Kur'an insanın yaşam sürmesi için ihtiyaç duyduğu her alana birtakım kurallar koyuyor ve insanı yeni bir hayatla tanıştırıyor.