"Ben şimdi sana kalk gel demem. Beklerim hep ama gel demem, diyemem. Çünkü öyle öğrendim. Canım çok yanıyor şuan. Eğer gelirsen, sarılırsan bana, yapıştırırsan kafamı göğsüne, ortalığı ayağa kaldırırcasına ağlarım. Ama gel demem, diyemem."
Kendini değersiz hissettiğin zamanların üzülme süresi vardır.O süre bittiğinde kendine saygı duyman gerektiğini öğrenirsin,mantığın konuşur. Kendine saygı duydukça, hak etmediğine inandığın, değersiz hissettiğin yerden kalkıp gitmeyi öğrenirsin. Yürümeyi öğrenmek böyle bir şey.
Giderek eskiyor işte her şey... Kalsın istiyorsun masadaki konuşmalar ama olmuyor kelime kelime azalıyor bi'şeyler. Bugün hatırladığın, yarın yarım yamalak bir ses oluyor kulağında. Yalnız kalmak dediğin şey de budur işte; elindekilerin alınması değil, azalarak bitmesidir...