Bırakmıyorum ki, gönülde
düşünce olasın,
istemiyorum ki, gözlerde değersiz kalasın;
Seni canımda saklıyorum;
gözümde gönlümde değil.
Tâki son nefesime kadar
bana yar olasın...
Neden vatan sağ olsun diyemiyorum.. Kendi bayrağının gölgesinde, kendi topraklarında – hastanesinden, okulundan, yemeğinden, ekininden, suyundan faydalanarak – sırf Kürt devleti kurmak adı altında aynı vatanı korumak için kardeşlerini şehit ediyorlar. Şimdi bana kimse vatan da sağ olsun demesin .. Ben vatan sağ olsun demeyi 1922 de Büyük Taarruzdan sonra bıraktım. Çünkü bana göre düşman Sırp’ının, Yahudi’sinin, Amerikan’ının vs. ülkeye ayırmak amacıyla saldırıda bulunanlardır. Şuan ülkemizde olan aynı dili konuştuğumuz, aynı nimetlerden faydalandığımız insanların kardeşlerine silah doğrultması sadece küstahlık ve alçaklıktır.. Şimdi ben 1999 senesinde 22 yaşında dul kalan yengemin, 50 yaşında gecenin bir yarısı oğlunun şehit cenazesini almak için kahrolan dedemin ve daha 6 aylıkken babasını sırf aynı topraklarda farklı bir ülke kurmak için hain kurşunuyla şehadet şerbetini içen dayımı düşünüp nasıl vatan sağ olsun diyeyim.. Şimdi ben 2016 9 şubat da Cizre de bir kalleşin kurşunuyla sol göğsünden vurulan amcamı düşünüp nasıl vatan sağ olsun diyeyim... SOĞUKTAN DONARAK CAN VEREN iki kardeşimizin, abimizin, canımızın ailesi nasıl sıcak içinde otursun. Bunun hesabını o ailelere kim verecek!! Daha nice kalleş kurşununa canını veren abilerim.. Başımız sağ olsun. Şehadetiniz kabul olsun . Özür dilerim siz orada orada donarken biz sıcak yatağımızda uyuduğumuz için, siz bir damla su bulamazken biz elimizdekilere nankörlük ettiğimiz için.
Sarıkamış’tan sonra 2018 de donarak şehit olan kardeşlerimiz anısına..
Yukarıda belirttiğim her şey kendi şahsi düşüncelerimdir ben Türk, Kürt ayrımı yapmıyorum hepimiz kardeşiz fakat o kalleşlerin söz de Kürt devleti kurmak için doğuda yaşayan kardeşlerimizi kötülemesi zoruma gidiyor..