Masalar, iskemleler,bina iskeleleri,arabalar kiralanıyor, hepsi izleyicilerle doluydu. İnsan kanı içen tüccarlar avazı çıktıkları kadar:
- Yer isteyen var mi ? diye bağırıyorlardı
İcimi öfkeyle dolduran bu kalabalığa :
- Benim yerimi isteyen var mi ? diye bağırmayı düşündüm.
- İşte ! İşte ! Nihayet çıkıyor! diye haykırdı kalabalık.
En yakınımdakiler ellerini çırpıyorlardı. Ne kadar sevilirse sevilsin bir kral bile böyle bir coşkuyla karşılanamazdı ...
Geçmişin toplumsal yapılanması üç dayanağın üzerinde duruyordu :
Rahip,kral,cellat.
Uzun süre önce bir ses :Tanrilar gidiyor ! dedi.
Son olarak bir başka ses yükselip haykırdı:
Krallar gidiyor!
Şimdi üçüncü bir sesin yükselme zamanıdır: Cellat gidiyor !