Buğulanan gözlerimle arkasından bakarken: “ Beni bir başkasına tercih etmeseydin, devireceğin her masanın yanında durur, işleyeceğin her suçun müvekkili olurdum Nevin,” diyorum boğulurcasına.
Açıldıkça daha çok ışık sızdıran kapılarımız yoktu; bu yüzden ihanet mubahtı, karanlık mubahtı bize. Çünkü bizler aslında ışığa ait değil, karanlıktan korkmamak için kendi kendimize uydurduğumuz ışıltılı yalanlara aittik. Belki bu yüzden her şeyden ve her yerden karanlık dolanıyordu paçalarımıza.