İnsanlar kendilerine değil başkalarına inandıkları için çeşit çeşit din var. Ben de insanlara inandım ve taygada gibi yolumu şaşırdım, hem öyle bir şaşırdım ki bulabileceğimi hiç ummuyordum. Çeşit çeşit tarikatlar. Her inanış bir tek kendini över, göklere çıkarır. Bak işte hepsi de kör enikler gibi dağılıp gittiler. İnanç çok, ama ruh bir tanedir. Sende de, inansak hepimiz birleşmiş olacağız. Her insan kendine inansa herkes bir araya gelecektir.
Halkın benimsediğim dine karşı, bir tavukçu, tavuklarına yedirdiği hayvan leşine karşı nasıl davranıyorsa öyle davranırdı: Leş çok kötüdür ama tavuklar leş yemeyi severler ve yerler, bu nedenle onları beslemek gerekir.
İlk başta kaygılanıyorlar ama daha sonra şişmanlıyorlar ve çok sakinleşiyorlar,” dedi general, bu sözlerinin taşıdığı korkunç anlamdan kuşkulanmaksızın.