Tür olarak nitelendirilecekse otobiyografik bi eser, Selçuk Aydemir’in senaristliğe geçişi sinema dünyasına nerden nasıl başlayıp nereye geldiği..
Esprili ve içten bi anlatım ve gülmek için kısa bi ara olsada, kitabı bitirmeye yakın insanın büyüdükçe gülme eylemi azalmaya bazende unutulmaya yüz tutar diye düşündüm. İlklerde Selçuk’un başından geçenler ve bunu dökmesi baya güldürürken askerlik ve mühendislik işinde bi hırsa kapılma söz konusu olur.
Tabii ki Selçuk şirket senin şirketin dedi. Gereken parayı kazanman için elimden geleni yaparım. Şirket olarak ilahi klipleri işi aldık, onalbüm var elimizde. 99 tane klip kurgulanması lazım. İstediğin paraya karşılık bu işi yap…
Üç torba dolusu belgesel VCD’si tutuşturdu elime “Al bunlar görüntüler, sözlerde çiçek varsa çiçek koy, dünya dönüyorsa dünya görüntüsü koy,getir bana dedi. Bir hafta eve kapanıp, ilahileri dinleyip sözlerde ne varsa onlarla alakalı görüntüleri altlarına koyarak kurgu yaptım. Annem babama “Çocuk çok değişti gece gündüz ilahi dinliyor demiş”Babam odaya girdi. Benim gözlerim uykusuzluktan şişmiş son ses ilahi dinliyordum. Babam başımı okşadı, alnımı öptü “Bileydim sana daha pahalı bir bilgisayar alırdım, ben oyun oynamak için istiyorsun sandım” dedi. Garip biçimde aile ilişkilerimiz bir üst seviyeye çıktı.