İşte bütün bu nedenlerle yoksulluk sadece bir gelir meselesi değil, aynı zamanda onurlu bir hayat sürebilme meselesidir. Dayanışma da, hayırseverlik ya da kendini rahatlatma değil, temel haklar ve eşitlik için bir adım atmaktır. İnsani koşullarda yaşamak insanı özgürleştirir. Damı akmayan bir evde yaşamak, sıcak bir yatakta uyumak, aç uyumamak. Ancak bunlar sağlandığında insan sinemayı düşünebilir, kitap okumayı, müzik dinlemeyi düşünebilir ve tüm bunların yanında güncel politikayı daha özgürce düşünür.
Temel haklara erişim, yoksulluğu azaltmanın en önemli yolu parçası olsa da esas olan insanların aşağılanmayacakları, onurlu bir yaşama sahip olmaları. Bunu sağlamanın tek yolu da yoksulluğa insan hakları perspektifiyle bakan bir sosyal politika üretmek.