YouTube kanalımda yeni basılan iki çevirimi tanıttım. Kanalımdaki videonun altına 26 Eylül akşamına kadar yorum bırakanlar arasında çekiliş yaparak bu iki kitabı iki farklı kişiye hediye edeceğim. Videoya aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: youtu.be/NK23tVqBITM
Öncelikle, Kırmızı Saçlı Kadın kitabı Orhan Pamuk'un okuduğum ilk eseri. Dili ağır değil, yalın, akıcı ve bir o kadar da rahat okunaklı. Okurken hiç zorlanmadım ama kitabın ilk bölümlerinde monoton geçen olaylardan ötürü kitabı okumaktan vazgeçmek aklımdan geçmedi değil, neyseki ben bir kitabı kolay kolay yarım bırakacak bir okuyucu olmadığım için okumaya zorladım kendimi ve beklediğim karşılığı da aldım.
Cem, 1985'te İstanbul'da annesi ve babasıyla yaşayan bir çocuktur. Okul çıkışılarında babasının Hayat eczanesinde çalışır. Sürekli tartışan anne babasının çalkantılı ilişkileri yüzünden evi sık sık terk eden solcu babası, onu babasızlıkla erken yaşta tanıştırmıştır. Babasının dönemin siyasi olaylarına karışıp evden gitmesiyle de annesi eczaneyi boşlamıştır. Cem kendi dershane, okul kayıt parasını çıkarmak maksadıyla bir kitapçıda tezgahtarlık yapmaya başlamıştır. Böylece kitaplara ve yazar olmaya merakı da burada başlamıştır. Ancak bir gün kuyu kazan işçilerin işine merak salınca Mahmut Usta adındaki bir adamla birlikte Güngören ilçesine kuyu kazmaya gider ve orada tiyatro oyuncusu olan Kırmızı Saçlı Kadın'la tanışır. Bu kadın kendisinden yaşça büyük ve evli biridir. Ancak bu durum, iksinin birlikte olmasına engel olamadığı için bir gecelik birliktelik yaşamışlardır. On altı yaşında ve kendinden büyük bir kadınla birliktelik yaşadığı için insanların düşünceleri açısından utanmışsa da bu ilk birliktelik için pişman olmamıştır.
Bir gün yine, Murat Ustası ile birlikte sondaj kuyusundan su bulma umuduyla kuyuyu kazarken, birden elinden düşen içi kum dolu kova yüzünden kuyudaki ustasını yaralamış ve yardım için merkeze koşmuş ancak kimseyi bulamayıp geri dönünce kuyuda yaralanan ustasının öldüğünü düşünerek pılını pırtını toplayarak oradan kaçmıştır.
Cem, evine,
Öncelikle, Kırmızı Saçlı Kadın kitabı Orhan Pamuk'un okuduğum ilk eseri. Dili ağır değil, yalın, akıcı ve bir o kadar da rahat okunaklı. Okurken hiç zorlanmadım ama kitabın ilk bölümlerinde monoton geçen olaylardan ötürü kitabı okumaktan vazgeçmek aklımdan geçmedi değil, neyseki ben bir kitabı kolay kolay yarım bırakacak bir okuyucu olmadığım için okumaya zorladım kendimi ve beklediğim karşılığı da aldım.
Cem, 1985'te İstanbul'da annesi ve babasıyla yaşayan bir çocuktur. Okul çıkışılarında babasının Hayat eczanesinde çalışır. Sürekli tartışan anne babasının çalkantılı ilişkileri yüzünden evi sık sık terk eden solcu babası, onu babasızlıkla erken yaşta tanıştırmıştır. Babasının dönemin siyasi olaylarına karışıp evden gitmesiyle de annesi eczaneyi boşlamıştır. Cem kendi dershane, okul kayıt parasını çıkarmak maksadıyla bir kitapçıda tezgahtarlık yapmaya başlamıştır. Böylece kitaplara ve yazar olmaya merakı da burada başlamıştır. Ancak bir gün kuyu kazan işçilerin işine merak salınca Mahmut Usta adındaki bir adamla birlikte Güngören ilçesine kuyu kazmaya gider ve orada tiyatro oyuncusu olan Kırmızı Saçlı Kadın'la tanışır. Bu kadın kendisinden yaşça büyük ve evli biridir. Ancak bu durum, iksinin birlikte olmasına engel olamadığı için bir gecelik birliktelik yaşamışlardır. On altı yaşında ve kendinden büyük bir kadınla birliktelik yaşadığı için insanların düşünceleri açısından utanmışsa da bu ilk birliktelik için pişman olmamıştır.
Bir gün yine, Murat Ustası ile birlikte sondaj kuyusundan su bulma umuduyla kuyuyu kazarken, birden elinden düşen içi kum dolu kova yüzünden kuyudaki ustasını yaralamış ve yardım için merkeze koşmuş ancak kimseyi bulamayıp geri dönünce kuyuda yaralanan ustasının öldüğünü düşünerek pılını pırtını toplayarak oradan kaçmıştır.
Cem, evine,