“
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Geceleyin otobüste ne yana gittiğini şaşırır insan. Ne zaman geceleyin düşsem yollara, ne zaman camdan baksam karanlık; göz uykulu, ben uyanık. Yüreğim sıkışır, aklım karışır. Senden uzağa mı, sana doğru mu gidiyorum, bilemem...
Bir telaş alır beni, korkarım; yaklaşmaya çalıştıkça mesafeler uzar diye, karanlıklar düşlerimi bozar diye korkarım. Söyleyemem.
Bir ışık görünür çok uzaklarda; dağ başında birinin penceresi mi? Hasta mı var evde? Neden yanar o ışık? Kuşkular kemirir yüreğimi. Sevinçten uykuları kaçmış biri mi? Güneşi mi bekler? Seni mi? Bilemem. Tek bekleyen ben değilsem, ölmek isterim; ölemem. Çiledir gecede yolculuklarım...”
“Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.”