her şey varmış gibi görünür, aslında hiçbir şey yoktur. felsefe, düşünce, beğeni sıfır. dışarıdan ne kadar muhteşem görünse de kapağını açtığında taklit olduğu hemen anlaşılan şeyleri toplamışlar yalnızca. sefaletin uç noktasından başka bir şey değil.
beş tane karganın on kiloluk bir bebeği nasıl kaldırabildiğini aklı almıyor olsa da prue’nun o an bundan çok daha önemli sorunları vardı. hatta o an, parktaki o bankta ağzı beş karış açık oturmuş, beş siyah karganın pençelerinde havaya yükselen kardeşi mac’i izlerken sorunlarını listelemeye kalksa, bunun nasıl gerçekleştiği muhtemelen en son sırada yer alıyor olurdu. öte yandan ilk madde belliydi: erkek kardeşinin, onun sorumluluğundaki o küçük bebeğin kuşlar tarafından kaçırılması. hemen ardından da şu geliyordu: ona ne yapmayı planlıyorlar?
oysa gün ne kadar da güzel başlamıştı.