ithakinin çıkardığı ilk x serisine ait bir kitap ve serinin konusu tamamen vampirler üzerinden gidiyor. seri 10 kitaptan oluşuyor. ben 3 numaralı kitaptan başladım. bu seçimim tamamen rastgele bir şekilde oldu.
kitap 3 hikayeden oluşuyor. ilk hikaye Demokan Atasoy’a ait ve eksikleri olsa da çok beğendiğim bir hikaye oldu. öncelikle adından bahsedeyim; “gök girsin kızıl çıksın” bir yemin. askerler ve komutanlar eskiden savaşa giderlerken ya da görev alırlarken kılıçlarını kaldırarak bu yemini ediyorlarmış. Yemindeki “gök” kelimesi çeliğin eridikten sonra su verilmesi üzerine mavi rengi almasından esinlenilmiş, “kızıl” kelimesi ise kanı temsil ediyormuş. yani bu yemin, “eğer ki sözümden dönersem bu kılıç bedenime gök gibi girsin kızıl çıksın (kanımı akıtsın)” anlamına geliyormuş. şimdi hikayenin bir vampir avcısını konu aldığını anlamışsınızdır. fakat türk milliyetçisi mi bilemem zira vampir avlarken kullandığı tek silah japon bıçakları. ehehe… neyse, hikayenin eksiklerine dönelim; çok kısa bir hikaye. künye, içindekiler vs. çıkarınca 30 sayfa bile değil. bu kısalıkla kadıköy’ün anlatımına ve malum bıçakların bilgilerine fazla yer verilmiş ama bu kısımlar hoşuma giden kısımlardı. hoşuma gitmeyen kısımlar ise vampir avcısından çok bileme ustası keskin’e yer verilmesi fakat onun hikayesinin de tam olarak anlatılamaması. yani amcasıyla birlikte vampir saldırısına uğramış, kendisi ölümden dönmüş, travma ile belden aşağısı hasarlı olarak odasında, tekerlekli sandalyesi ile işini yapıyor, aynı vampirler keskin’in işini bitirmek için geri dönüyorlar, ona “çakma van helsing” diyerek hırpalıyorlar. ben burada keskin’den de ister istemez bir şeyler bekledim fakat keskin adlı karakterin senaryodaki görevi bu kadarla kalıyor. tam burada günlük hayatta cıvık görünen ama aslında