Hoşça-kal dünya
Sana ne kadar dilek etsem de gitmezsin biliyorum
Gökyüzü bile artık avutmuyor beni
Hani bulutların maviliğine sığındığım dünya
Sahi, mavi ışığını yitirdin nezdimde artık
Yalnız giden hülyalarım sana yetişecek
Sana yetişip beni büyütecek
Sobanın çıtırtısı eşliğinde uyuyan küçüklüğüm
Sana da hoşçakal
Veda ediyorum sana
Artık sıcaklığını veremiyor hiçbir şey
Filhakika şu küçük hayatta yalnız oydu beni ısıtan
Isıtıp önüme koyan, uyutan
Niye gittin?
Sen de mi zorlandın yanarken gözlerime bakmaya
Yoksa zamana ihtiyacı olup yanmak isteyen
Yoksa sevgiye muhtaç olup yakmak isteyen
Yoksa sağlık olsun
Kalmanı isterdim oysa
Portakal kabuğu eşliğinde yaksak bütün hülyaları
Hani bulutlarda yetişenleri
Hoş bir efsun kalsa ardında
Gittiğin günkü gibi aynı
Yalvarırım yine dön
Soğuk kaldı insanlar soğuk bu sobalar
Hülyalarım sıcak olsa da geleceğe
Hiçbir vücut sıcaklığı artık nüfuz etmiyor bu yüreğe
-Vio