Geceler geceleri kovalarken, Şinako bir kedinin nasıl bu kadar cana yakın olabileceğine hayret ediyor ve eskiden nasıl bunu fark etmemiş olduğuna hayıflanarak ufak tüylü yaratığa sarılıp uyuyordu.
Sadece Lili, hüzünlü gözleriyle esaretin zincirlerini parçalayarak ona huzur verebilirdi. Şozo, kedinin içinde saklayıp diğer insanlara doğrudan anlatamadığı kederi ve mutsuzluğu anlayabilecek tek insanın da kendisi olduğuna emindi.
İnsanlara bakıyorum, onca şey olmamış gibi davranabiliyorlar. Dünya yıkılıyor ama onlar hiçbir şey olmamış gibi yaşamayı beceriyorlar. Tüm o haksızlıklar göz göre göre yapılıyor ama insanlar put gibi durabiliyorlar. Gündelik yaşamlarına devam ediyorlar. Büyük bir dikkatle balık ayıklıyorlar meselâ ya da itinâyla ütü yapıyorlar ya da komşularına nasıl lâf yetiştireceklerini düşünüyorlar... Her şey normalmiş gibi davranmayı başarıyorlar. Hatta bunu o kadar iyi yapıyorlar ki, insan kendinden kuşkuya düşüyor, belki de ben her şeyi yanlış anlıyorum diyor...