Kasabada birçok kimseyi adıyla sanıyla bilmesine rağmen, dilsiz tek arkadaşıydı onun. Sessiz odada bomboş otururlar, biralarını içerlerdi. O konuşurdu; sözcükler sokaklarda ya da tek başına odasında geçirilmiş karanlık sabahlardan yaratırlardı kendilerini. Sözcükler bir rahatlamışlık duygusuyla biçimlenir, dile gelirdi.
Sayfa 169 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu