"Ben, kendini çok umutsuz hisseden insanların, ölümden korkmadıklarını sanırdım," dedi. "Onun masraflarını kuruşu kuruşuna hesapladığını ve üstelik para biriktirdiğini görünce şaşırdım."
"Gene de bunlar bir insanın çok bahtsız ve umutsuz olmasına engel değil! İnsanlar ihtiyarladılar mı, bu çareye başvururlar: Kendilerinden tiksindikleri için, kendilerini değil parayı düşünmeyi yeğlerler, bu onları aldatır ve oyalar."
Şu durmadan sözü edilen zaman akışını pek gördüğümüz yoktur. Bir kadın görürüz, ihtiyarlayacağını düşünürüz, ama ihtiyarladığını görmeyiz. Ara sıra kadının ihtiyarladığını görüyoruz gibi gelir bize. İşte serüven duygusu budur.
Birden ona hiçbir şey anlatmamak isteği kaplıyor içimi. Neye yarar? Bulantı, korku, varoluş... Bütün bunları kendime saklasam daha iyi.
Bahçeler boyunca uzayan şu beyaz sokakta yalnızım. Yalnız ve özgür. Ama bu özgürlük ölüme benziyor biraz.