"Şu anda tüm angarya beyinde, pusuya düşürülüp bir an için paniğe kapılan eski bir asker gibi bu yeni uyarana göre kendini ayarlıyor, kendini biraz toparlasa da kontrol kesinlikle onda değil, dayanmaya çalışıyor, bunun kesileceği bir anı beklese de işlerin daha kötüye gideceğini biliyor..."
"Devam etmemi sağlayan şey de bu iki kutup- bir yanda ele avuca sığmaz bir idealizm, öte yanda her an kötü bir şeyler olabileceği hissi- arasındaki gerilimdi."
Aydınlılar, ilk ve ikinci kurtarılış arasında geçen acı ve ölüm dolu günleri unutamazlar. Üç yıl süren işgal günleri Aydın'ın yakılıp, yıkıldığı; Türklerin sürgün edildiği ya da öldürüldüğü, bir yandan da nice kahramanların yetiştiği ve şehit olduğu isyan günleridir.
Bu yüzden biz, hatıralarımıza "Efeler İsyanı" ismini taktık.