Çiyoko, kendi yüzü gibi çirkin bir yüzün de bazı olumlu tarafları olduğuna inanırdı. Böyle bir yüz bir kere tam formunu bulduktan sonra, her türlü duyguyu güzel bir yüzden daha iyi gizlemeyi başarabilirdi.
Tokyo'da gördüğü filmler ve okuduğu kitaplar artık gözlerinin içine bakıp, "Seni seviyorum," diyecek bir erkek bulma isteğini uyandırmıştı ruhunda, "Beni seviyorsun," diyen bir erkek değil. Ne var ki bunu asla yaşayamayacağına inanıyordu.