Bir süredir uzakdoğu edebiyatı okuyorum ve açıkçası çok hoşuma gidiyor. Hem yalın hem akıcı hem de bir şekilde gerçek hissettiriyor. Bu kitap da benim için öyleydi. Beni çok ağlattı. Belki de bu yüzden gerçekti. Çünkü acılar tüm insanoğlunda ortak. Bir karakterin baştan sona yaşam öyküsünü okuyoruz ve sahiden "yaşamak" ne onu görüyoruz. Her şey hem 200 sayfaya sığacak kadar basit hem de her sayfada farklı duygular hissedeceğiniz kadar ağır. Yaşamak dediğimiz şey de bu. Evet kendi yaşantımızı görünce bazı şeyler bize çok zor ve aşılmaz gelebilir. Ama buna genel bir bakış açısı ile baktığımızda sadece yaşıyoruz işte. İçinde acı, gözyaşı, sevgi, bağ, samimiyet, kayıp olmayan bir hayat ne kadar yaşanmıştır?
Bence herkesin sevebileceği bir kitap. Ama sizi illaki duygulandırcak. Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar diliyorum.