Pete'in bahsettiği hedef seviyesini anladığınızda her şey biraz daha netleşiyor. Pete, bugün ya da bu yıl yapmak istediklerinizden bahsetmiyor.Hayattan ne almaya çalıştığınızı sorguluyor. Azim açısından ele alacak olursak tutkunuzu sorguluyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanatçının eserine bakan kimse, o eserin nasıl oluştuğunu göremez diyordu Nietzsche. Eserin avantajı da budur, bir şeyin oluşum sürecini gören kişi nedense birden soğur. Bir başka deyişle biz Mark Spitz'in bizim asla yüzemeyeceğimiz kadar iyi yüzmek için doğduğuna inanmak istiyoruz. Havuz kenarında oturup amatörlükten ustalığa gelişim sürecine tanık olmak istemiyoruz. Mükemmeli tam kıvamına geldiğinde görmeyi tercih ediyoruz. Gizemi sıradanlığa yeğliyoruz.
Üstün performans dediğimiz, aslında her biri öğrenilmiş, geliştirilmiş ve dikkatlice alışkanlığa dönüştürülmüş onlarca becerinin ve aktivitenin birleşiminden ibarettir. Düzenli olarak, doğru bir biçimde ve kusursuzluğa ulaşmak için hep beraber yapılması dışında bu eylemlerden hiçbirinin sıradışı veya insanüstü bir yanı yoktur.
Oysa bir insanın mesleği, tüm toplumu ilgilendirir. En başta gelen, insanlara hangi alanda daha yararlı olabileceğindir. Mesele toplumdan neler alabileceğinde değil, neler verebileceğinde...