Vasili çok yetenekli bir dolandırıcıydı. Bu işlere bulaşmasa büyük bir aktör olabilirdi. İlk kes aynasızların eline düştüğünde, hapse düşerse küçük Vasilaki'nin ne kadar zor şartlarda kalacağını öyle acıklı anlatmıştı ki herkesi ağlatıp yırtmayı başarmıştı. Avukatı; Senin çoluğun çocuğun yok hangi Vasilaki'den bahsediyorsun Allah aşkına diye sormuştu. Vasili ters ters bakıp: Ne olmuş yani çükümden bahsediyordum...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beni kelepçeleyerek bir askeri ciple Yedikule'ye götürdüklerinde kalbimin ne kadar derinden yaralandığını hatırlıyorum. Kelepçeli ellerimi cipin demirlerine dayamış, bir bakış, ilaç niyetine bana yönelecek bir bakış arıyordum.
Sivil polislerden biri niyetimi çözdü. Görüyor musun salak dedi, kimsenin umurunda bile değilsin. Sen bunlar için ölüme gittiğini söylüyorsun ama kimse seni tanımıyor. Bak alışverişe çıkmışlar, sonra da evlerine gidecekler, yarın da gemilere binip Pire'ye gidecekler...
Hapishanede arkadaşlarla buluşunca hüngür hüngür ağlamaya başladım.
Devrimcilerin yürüdüğü yolun nasıl zor, nasıl yalnız bir yol olduğunu anlayabilmek için çok şey yaşamam ve çok kitap okumam gerekti.
Başımıza Pireli bitirim bir binbaşı getirdiler. Bir konuşma yapmak için bizi avluya topladı.
Bize dikkatle bakıp: Sizi bir türlü anlayamıyorum, dedi. Adli suçlardan yatanlara bakıyorum; birbirlerini düzüyor, çalıyor, uyuşturucu alıyorlar ama milliyetçi ve yurtseverler. Kiliseye gidiyor Milliyetçi marşları okuyor, yaşasın kral ve kahrolsun komünizm diye bağırıyorlar.
Oysa sizler iyi çocuklarsınız, kültürlü ve ahlaklısınız; tamam da milliyetçi değilsiniz ulan!